• İstenmeyen bir misafir geldiğinde ayakkabısının içine tuz konunca kalkıp gideceğine inanılır.
• Evlenme çağına gelmiş kadının kısmetinin hangi yönde olduğunu öğrenmek için ekmeğin üzerine tuz serperek dama konulur. Daha sonra ekmeği alan kuşun hangi yöne uçtuğuna bakarak kısmetinin de o yönde olacağına inanılır.
• Genç, askere uğurlanırken ailesi bir simit ısırtarak, tuz yalatır. Tuz, gelene kadar saklanır. Bekletilen tuz asker dönüşü yemeğe atılarak gence yedirilir.
•
Nazar değdiğine inanılan kişinin başında dua eşliğinde 3 ya da 7 kez tuz çevrilerek, nazardan korunduğuna inanılır.
• Düğün sonrası kayınvalide, kapıda durup gelinine avucunda bu¬lundurduğu tuzu yalatır. Bunun kaynanaya bağlığı, aileye huzur ve ağız tatlığı getirileceği inanılır.
• Elleri fazla terleyen kişiler, terlemenin azalması için avuç içlerini tuzla ovarlar.
• Maddi durumu iyi olmayıp da hayır yapmak isteyen kişi, tuz alarak ihtiyacı olanlara dağıtır.
• Çocuğu olmayan kadın için tülbent içine tuz koyarak sıkılır, sert şekil verilir. Bu tülbentte sıkılı tuz, ispirtoya batırılarak yakılır ve kadının beline sarılır. Böylece kadının çocuğunun olacağına inanılır.
• Evlenme çağına gelmiş delikanlı evlenmek istediğinde babasının ayakkabısının içine tuz koyarak bu isteğini dile getirir.
• Yılan ve akrep sokmasını engellemesi için okutulan tuz ev halkına yalatılır.
• Hamile kadının çocuğunun cinsiyetini öğrenmek için aile bireylerinin kafasına tuz serper.
• Vereme yakalanmış kişinin yastığının altında beze sarılı tuz bulundurulur. Hastayı ziyarete gelenler bu tuzdan bir miktar alarak ağızlarına koyar. Böylece hem hastanın gönlünü aldıklarını hem de verem mikrobunu öldürdüklerine inanırlar.
• Dileğinin olmasını isteyen kişi tuz adar. Eğer isteği yerine gelirse ihtiyacı olan birine belirlediği miktarda tuz verir.
• Aile bireylerin tuz döktükten sonra başını ya da ağzını kaşıması durumunda kızı, burnunu ya da dizini kaşıması durumunda ise oğlunun olacağına inanılmaktadır